Multidiod Lazer DSR

 Nazolakrimal kanal tıkanıklığının cerrahi dışında tedavisi yok

Altunizade Dünya Göz Hastanesi Oküloplastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Levent Akçay’ın, son yıllarda önem kazanan transkanaliküler lazer DSR (multidiod lazer DSR) hakkında görüşlerini aldık.

Multidiod Lazer DSR’nin yeni bir DSR cerrahisi olduğunu ve diod lazer yardımıyla yapıldığını belirten Op. Dr. Levent Akçay, bu yöntemin cerrahi kesi gerektirmeyen, kanamanın çok daha az olduğu yeni bir cerrahi yöntem olduğuna dikkat çekti. Op. Dr. Akçay yöntemle ilgili şu bilgileri verdi: “Bu yöntemde bir fiber punktuma, oradan kanaliküle oradan da kese içinden lakrimal kemiğe kadar ilerletilir. Kemiğe dayandığı zaman multidiod ile lazer atışları yapılarak kemikte 1 cm’ e yakın bir apertür açılır. Cerrahi sırasında nazal endoskop ile orta konka bölgesi gözlenir ve orta konka lakrimal kemiğe dayalı ise bir miktar ortaya doğru devie edilerek lakrimal kemik bölgesi açığa çıkarılır. İşlemi gerçekleştirmek kısa sürer, açılmış olan bu yeni kanalın içine silikon tüp yerleştirilerek 3-6 ay arasında sistem içinde bırakılır. Silikon tüpün amacı gözyaşı kanalının hemen cerrahi sonrasında kapanmasını engellemektir”

Cerrahi sonrası cillte kesi, dikiş izi ve kanama olmadığını, gözyaşı kanalının içine özel esnek bir fiber ile laser yapılarak kemik kanal ve burun mukozasının açıldığını ve genişletildiğini ardından da silikon tüp yerleştirildiğini belirten Op. Dr. Akçay, “Nazolakrimal kanal tıkanıklığının cerrahi dışında bir tedavisi yoktur. Cerrahide sütürlü DSR ya da sütürsüz multidiod lazer DSR işlemi uygulanır” diye konuştu.

Op. Dr. Akçay, nazolakrimal kanal ile ilgili olarak da şöyle devam etti: ”Göz konjonktivasında bulunan Krause ve Wolfring yardımcı bezlerinden göz ön yüzeyini yıkayan ve besleyen gözyaşı salgılanır. Kaşın altında orbita bölgesinde bulunan lakrimal bezden de göz ön yüzeyini yıkayan ve besleyen, içinde altmışdan fazla protein ve çeşitli enzimler içeren refleks göz yaşı salgılaması yapılır. Soğukta, üzüntüde, gözümüze bir şey battığında ya da enfeksiyon geliştiğinde lakrimal bez salgısı refleks olarak artarak göz ön yüzeyini yıkamaya başlar. Sonuçta normalden daha fazla sıvı göz kapaklarımızın arasında dolaşmaya başlar. Gözümüzün sağlıklı bir şekilde görmesi ve yaşamaya devam etmesi için ön yüzeyinin devamlı ıslak tutulması şarttır. Gözyaşı buruna yakın bölgedeki kapaklarda bulunan kanalcıklardan burun içine doğru akar. Üst ve alt kapakta buruna yakın bölgede punktum dediğimiz (alt kapakta 1 tane, üst kapakta 1 tane) iki adet delik bulunur. Gözyaşı alt ve üst kapaktaki bu iki delikten kanalikül dediğimiz kanalcığa, oradan gözyaşı kesesine, oradan da nazal kavite içine gider. Gözümüzü her kırptığımızda bu mekanizma çalışır ve gözyaşı kanal içine pompalanır. Bu mekanizma otomatik olarak gerçekleştirilir ve biz bu mekanizmanın çalışmasını hissetmeyiz. Gözyaşımızı nazal kaviteye ileten bu kanala nazolakrimal kanal diyoruz. Kapaklarda başlayıp nazal kaviteye giden gözyaşı yolunun herhangi bir yerinde tıkanıklık varsa gözyaşı taşar ve yanağımıza doğru akar. Nazolakrimal kanal tıkalı olduğu için enfekte olacaktır. Enfeksiyon daha da ilerlerse göz kapakları ile burun arasında bulunan kese şişer ve püy akmaya başlar, hatta gözyaşı kesesi delinir ve fistülize olur.”

 Nazolakrimal kanalın iki kısımdan oluştuğunu belirten Op. Dr. Akçay, “Birinci kısım kapaklardan gözyaşı kesesine kadar olan yumuşak dokudur. İkinci kısım gözyaşı kesesinden nazal kavite yani burun içine kadar olan sert kemik kısımdır. İşte bu ikinci kısımdaki tıkanmalar DSR (dakriyosistorinostomi) dediğimiz cerrahi yöntemle düzeltilebilir. DSR cerrahisi medyal kantal ligaman dediğimiz göz kapağı ve burun arasındaki bölgeden yapılır. Göz yaşı kesesi bulunur, kemik kanalın oluşması için lakrimal kemik bölgesinde 1 cm çapında bir apertür açılır, kese ve nazal mukoza sütürlerle birleştirilir ve göz yaşının nazal kaviteye drenajı sağlanır” diye konuştu.

Türkiye’nin, Multidiod Lazer DSR uygulaması açısından dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu belirten Op. Dr. Akçay, DSR cerrahisinin başarı oranının % 92-95 arasında olduğunu  vurguladı. Op. Dr. Akçay, Multidiod Lazer DSR cerrahisinin ise %80-%92 arasında bir başarı oranına sahip olduğunu, bu başarıda hekimin tecrübesi, kullanılan cihazın kalitesi ve hasta nazal kavitesinin uygunluğunun önemli olduğunun altını çizdi.