Diğer Göz Kapağı Hastalıkları

Kozmetik Kapak Cerrahisi (Göz Kapağı Düşüklüğü)

Alt ve üst gözkapaklarında zaman içinde istenmeyen değişiklikler oluşur. Bu değişimde genetiğin yani kalıtımında rolü büyüktür. Çok ince olan üst gözkapağı derisi devamlı hareketin sonucunda sarkar, yerçekimin etkisiyle gözün etrafını saran yağ dokuları özellikle alt gözkapağında öne doğru torbalanırlar. Tedavi cerrahidir. Fazlalık olan cilt ve yağ dokuları alınır.

Aşağı bakışta belirgin olan cilt fazlalığı. Üst göz kapağı blefaroplastisinde bu fazlalık cilt çıkarılır.

Ameliyat öncesi ve sonrası görünüm. Amaçlanan daha sağlıklı ve dinç bir görünüm elde etmektir. Ameliyat her bir göz kapağı için ortalama 20 dakika sürer ve uyuşturularak uygulanır. Hastanede yatmaya gerek yoktur ve 1 hafta içinde normal hayata dönülebilir.

Kozmetik kapak cerrahisi yanlızca cilt çıkarılması değildir. Düşük olan kaşlar ve kapak kaldırılır, üst göz kapağına şişkinlik veren yağ dokusu alınır ve düşen göz yaşı bezi normal yerine getirilir. Aşağıdaki hastada bu işlemlere ek olarak sağ burun kökündeki kanserli dokuda alınmıştır.

Alt göz kapaklarındaki torbalar göz etrafını saran yağ dokularının aşağıya çökmesi ile oluşurlar. Yalnızca yaşlılarda görülmezler. Kalıtımın etkisi ile çok genç yaşlarda da oluşabilirler. Tedavide genellikle göz kapağının içinden fazlalık yağ dokuları alınır. Ameliyat her bir göz kapağı için ortalama 20 dakika sürer ve uyuşturularak ta uygulanabilir. Hastaneye yatmaya gerek yoktur ve 3-4 gün içinde normal hayata dönülebilir.

Genellikle üst göz kapaklarında görülen beyaz birikintiler “ksentelazma” olarak adlandırılırlar. Kolesterolü yüksek insanlarda görülebileceği gibi çok genç yaşlardaki kişilerde de oluşabilirler. Tedavilerinde cerrahi olarak çıkarılmaları gerekir. Yukarıda üst göz kapaklarında ksentelazması olan hastaya uygulanılan kozmetik blefaroplastinin öncesi ve sonrası görülmektedir.

Üst göz kapağı estetiği öncesi çıkarılacak cilt belirlenir ve işaretlenir.

Üst göz kapağı estetiği uygulanılan 27 yaşındaki hastanın ameliyat öncesi ve sonrası görünümü

Göz Kapağı Rahatsızlıkları

Göz kapaklarımızın kendine özgü bir yapısı vardır. Göz kapakları gözlerimizi korur ve gözlerimizin istenilen ıslaklıkta kalmasını sağlar. Göz yaşı yabancı maddelerin gözden uzaklaştırılmasını sağlar, göz için gerekli olan ıslaklığı oluşturur ve koruyucu maddeleri içerir. Görevini tamamlayan göz yaşı boşaltım sistemi ile burna akar. Kaşlar ile kirpikler göz kapaklarına yardım ederler ve duygularımızın ifadesinde önemli rol oynarlar. Bu dokuların rahatsızlıkları genellikle kendilerine özgü anatomik yapılarının sonucudur.

Alt ve üst göz kapakları anatomik olarak birbirlerine çok benzerler. Her göz kapağının iki önemli kası vardır. Bir kas göz kapağını açmaya ( retraktör-levator), diğeri ise kapamaya (sifinkter-orbikülaris oküli) yarar. Bu iki kasın arasında orbita yağ dokusu bulunur. Alt göz kapağı daha hareketsiz, üst göz kapağı ise bir araba cam sileceği gibi hareketlidir. Göz kapaklarının doğuştan yada yaşlanmaya bağlı rahatsızlıkları vardır. En sık görüleni “ptozis” olarak adlandırılan göz kapağı düşüklükleridir. Doğuştan olduğu zaman genellikle göz kapağını kaldıran kasın iyi gelişmemesine bağlıdır. Yaşlanmaya bağlı olarak da oluşabilir. Sebep gözkapağını kaldıran kasın zaman içinde yıpranmasıdır. Her iki durumun da tedavisi cerrahidir.

Eğer gözkapağını kaldıran kasın bir miktar fonksiyonu var ise bu kası güçlendirmeye yönelik cerrahi uygulanır.

Sağ üst göz kapağında doğuştan ptoz mevcuttur. Üst göz kapağını kaldıran kas (levator kası) iyi gelişmemiştir. Ameliyat ile levator kası güçlendirilmiştir. Ameliyat lokal (hasta uyanıkken) yada genel anestezi (hasta bayıltılarak) ile uygulanabilir. Ameliyatın ortalama süresi yarım ile bir saat arasındadır. Ameliyat sonrası hastanede yatılmaz ve göz 1 gün kapalı kalır. Ameliyat kapak kıvrımından uygulanır ve bu sebeple ameliyat sonrası ciltte iz kalmaz.

Sol üst göz kapağında doğuştan ptoz olan hastaya levator kasını kuvvetlendirici ameliyat uygulanmıştır. Ameliyat öncesi ve sonrası görünümü.

Hastada sağ üst göz kapağında doğuştan ağır ptoz mevcuttur. Üst göz kapağı gözbebeğini örtmektedir. Ameliyat öncesi resimde de görülebileceği gibi, hem üst göz kapağı düşüktür, hem de göz kapağı kıvrımı yoktur. Ameliyat ile levator kası kuvvetlendirilir, göz kapağı kıvrımı oluşturulur ve göz kapağı normal seviyesine getirilir.

Sağ ve sol üst göz kapağında yaşlanmaya bağlı oluşan kapak düşüklüğü mevcuttur. Lokal anestezi ile göz kapağını kaldıran –levator- kas kuvvetlendirilmiştir. Ameliyat sonrası göz kapağı normal seviyesine getirilmiş ve kapak kıvrımı oluşturulmuştur.

Göz kapağını kaldıran kasta hiç fonksiyon yoksa kapak alındaki kasa asılır. Askı materyali olarak kişinin kendi bacağından alınan kas kılıfı ya da silikon bant tercih edilen ve uzun dönemde en iyi sonucu veren maddelerdir.

Resimdeki hasta, ameliyat öncesi dönemde her iki kapak düşüklüğünü dengeleyebilmek için kaşlarını kaldırırken, ameliyat sonrası dönemde kaşlar ve göz kapakları normal seviyeye getirilmiş ve kapak kıvrımı oluşturulmuştur.

Göz Kapaklarındaki Başka Şekil Bozuklukları

Göz kapaklarında başka şekil bozuklukları da görülebilir. Göz kapakları yaşlılığa bağlı olarak içeri (entropiyum) yada dışarı (ektropiyum) doğru dönebilirler. Bu durum genellikle alt göz kapaklarında görülür, yaşlanmaya bağlıdır ve tedavileri cerrahidir. Göz kapaklarını yerlerinde tutan bağlar ve kapağı kaldıran kasta gevşeme sözkonusudur. Yapılması gereken bağların ve kasın tamir edilmesidir. Üst gözkapağının içeri doğru dönmesi genellikle trahom sonucu oluşur, güney doğu bölgesinde yaşayan kişilerde daha sıktır ve tedavisi cerrahidir.

Göz kapağının dışa doğru dönmesi (Ektropiyum), yaşlanmaya yada yüz felcine bağlı olarak oluşur. Tedavisi ameliyatladır. Sol alt göz kapağında ektropiyumu olan hastanın ameliyat öncesi ve sonrası görünümü.

Yüz felcinde göz kapaklarını kapayan kas felç olur, göz kapanamaz ve böylelikle gözler açıkta kalır. Tükürük bezi ve beyin ameliyatları sonrasında yâda kendiliğinden oluşabilir. Öncelikle suni gözyaşı ilavesi yapılır fakat felç kalıcı ise tedavi cerrahidir. Yüz felci 3-6 ayda iyileşmez ise felcin kalıcı olduğuna karar verilir. İleri yaştaki hastalarda genellikle alt göz kapağında sarkma da oluşur. Üst göz kapağının içine altın bir ağırlık yerleştirilmesi ve gevşeyen bağların onarılması bu rahatsızlıkta etkin bir tedavi sağlar. Vücutta az reaksiyon yarattığı için altın kullanılmaktadır.

Sol yüz felci geçiren hastada sol alt göz kapağı dışa doğru dönmüş ve göz kapanamamaktadır. Aşağıdaki resimlerde ise sağ üst göz kapağına uygulanan altın ağırlık ve sağ alt göz kapağı tamiri sonucu görülmektedir. Alt göz kapağı normal yerindedir ve üst göz kapağı kapanabilmektedir.

Göz Kapaklarındaki Habis Tümörler

Göz kapağının habis tümörleri de göz kapağında oluşabilen rahatsızlıklardan biridir. Daha sıklıkla “bazal hücreli kanser” olarak görülür. Göz kapağında iyileşmeyen, sürekli büyüyen, kaşınan ve kanayan bir lezyon şeklinde karşımıza çıkarlar. Tedavisi cerrahi olarak lezyonun etrafındaki sağlam dokuyla birlikte çıkarılması ve göz kapağının vücudun başka dokularını da kullanarak onarılmasıdır. Bazı durumlarda “kriyoterapi” olarak adlandırılan lezyonun dondurulması şeklinde bir tedavi de uygulanabilir. Bazal hücreli kanser kan yoluyla –karaciğer, beyin gibi- uzak dokulara yayılmaz. Göz kapaklarında rastlanılan ve tedavisi en zor olan tümör “Malign Melanom” dur.

Göz kapağı tümörleri korkutucu ve kötü gözükseler de tedavi sonuçları çok iyidir.Göz kapağı tümörlü hastanın ameliyat öncesi ve sonrası görünümü.

Blefarospazm (İstemsiz Göz Kapağı Kasılması)

Sebebi bilinmeyen göz etrafındaki kasılmalardır. Orta ve ileri yaşlarda görülür. Bazı hastalar spazmlar sonucu gözlerini hiç açamazlar ve günlük hayatlarını sürdüremezler. Teşhis konulması zordur. Psikolojik bir rahatsızlık değildir. Tedavisi Botox yada Myektomi denilen ameliyat ile yapılır. Botox’un dozu ve yapıldığı bölge çok önemlidir ve tedaviyi 4 ayda bir tekrar etmek gerekir. Myektomi ameliyatı etkindir, fakat iyileşme dönemi 1-2 sürebilmektedir.

Myektomi kaşı aşağı iten ve göz kapağını kapayan kasların çıkarıldığı ameliyattır. Lokal yada genel anestezi ile uygulanabilir. İyileşme dönemi nispeten uzundur.

Blefarospazm sebebiyle myektomi ameliyatı uygulanılan hastanın öncesi ve sonrası.

Op.Dr.Levent Akçay